(İZMİR) – İzmir’de CHP İl Başkanlığı önünde, “Ahlakın, Adaletin ve Milli İradenin Yok Sayılmasına İtiraz Ediyoruz” başlıklı basın açıklaması düzenlendi. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, “İzmir, CHP’dir, CHP kalacak” derken, önceki dönem milletvekilleri parti değiştiren belediye başkanlarına tepki gösterip adayların ön seçimle belirlenmesini istedi.
İZBB Başkanı Cemil Tugay’ın dün AK Parti’ye katılmasının ardından CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından il başkanlığı binası önünde düzenlenen basın açıklamasına, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ile önceki dönem milletvekilleri Mustafa Moroğlu, Tacettin Bayır, Atila Sertel, Musa Çam, ilçe örgütleri ile partiler katıldı. “Ahlakın, Adaletin ve Milli İradenin Yok Sayılmasına İtiraz Ediyoruz” başlığıyla gerçekleştirilen açıklamada, CHP’den seçildikten sonra AK Parti’ye geçen belediye başkanlarına tepki gösterildi.
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, mahalli idareler seçimlerine iki buçuk yıl kaldığını belirterek “Önümüzde yerel seçime iki buçuk yıl var. Ama tam maçın ortasında altı oklu formayı çıkarıp seçmenden aldığı yetkiyi cebine koyup karşı takımın formasıyla maça devam etmek isteyenler var. Bugün buradayız, yarın belki başka yerdeyiz. Sokak sokak, mahalle mahalle, dernek dernek İzmir’i yeniden öreceğiz. Halkımızla yeniden kucaklaşacağız. Biz sahada çalışırken onlar bizim nefesimizi enselerinde hissedecekler. İki elimiz yakalarında, bırakmayacağız. En küçük bir yanlışta Cumhuriyet Halk Partisinden, İzmir halkından korkacaklar. Günü geldiğinde bu halka hesap verecekler” dedi.
TAHTA ATI GÖSTERİP TRUVA ATINI HATIRLATTI
Gümrükçü, sözlerinin devamında elindeki tahta atı göstererek şunları kaydetti:
“İzmir halkı merak etmesin. Alınmış 1 milyon 250 bin oy var. Bunlar artarak yerinde duruyor. Safı belli, tarafı belli. İzmir, CHP’dir, CHP kalacak. İzmir’den 300 kilometre ileride, böyle on yıllardır, yüz yıllardır anlatılan bir hikâye var. O hikâyeyi unutanlar bugün bu yolun taşlarını döşediler. Truva Atı’nı unutmayın. Daha bu atın içinde kimler var bilmiyoruz. Bu hikâyeyi unutmayın.”
ÖN SEÇİM SÖZÜ
Gümrükçü, ayrıca belediye başkanlığı, meclis üyeliği ve milletvekilliği için partinin ön seçim yapacağını belirterek “Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak İzmir’de ve Türkiye’de bir daha belirlediğimiz adayların böyle yapmamaları için bu örgüte ve bu halka ön seçim sözü veriyoruz” dedi.
MOROĞLU: BAŞKA LİMANLARA YANAŞANLARA HALK ENİNDE SONUNDA HESAP SORACAK
24.Dönem CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu ise partililere Nazım Hikmet’in ‘Hürriyet Kavgası’ şiiriyle seslenerek “Kendileri kaçıp terk edenlere, başka limanlara yanaşanlara da halk eninde sonunda, bugün bu mücadeleyi başlatanlar ve zamanla hep birlikte olup bu mücadeleye katılanlar, o hesabı soracaktır. Halka zulüm eden, ekmeğini çalan ve 25 yıllık iktidarı döneminde halka hiç bir şey vermeyen, ondan aldıklarını yandaşlara dağıtan AK Partiye gidenler bizim içimizde coşkulu bir isyan bırakmaktan başka bir şey yaratmadılar. Bu mücadeleyi hep birlikte sürdüreceğiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eseri vardır; Türkiye Cumhuriyeti ve CHP. Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkmak isteyenlerin ikinci adresi de CHP’dir. Mustafa Kemal’in mirasına sahip çıkmak ve onu yükseklere taşımaktır” ifadelerini kullandı.
BAYIR: ÖN SEÇİMDEN ÇIKSAYDI HÂLÂ CHP’NİN BELEDİYE BAŞKANIYDI
27.Dönem CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, son yerel seçilerde kendisinin Atila Sertel ve Musa Çam ile birlikte ön seçim şartıyla İZBB başkanlığına aday olduklarını belirterek “‘Kimin CHP’nin adayı olacağını partinin üyeleri karar versin’ dedik. Kendileri de son kurultayda, kurultay delegelerimize yalan söyleyerek bütün seçimleri ön seçimle yapacaklarını söyleyerek partinin genel başkanı oldular. Şimdi sormak istiyorum YENİ Partinin genel başkanına: Nerede söz verdiğin ön seçim? Eğer bugün İzmir’e sandığı koysaydın, o ön seçimden çıkan bir arkadaşımız İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olsaydı hâlâ CHP’nin belediye başkanıydı. Böyle topuklayarak kaçmazdı” diye konuştu.
SERTEL: İZMİR ÇUKURUNDA HUZUR İÇİNDE GEZEBİLECEĞİNİ SANMIYORUM
27.Dönem CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “Cumhuriyet Halk Partisinden seçilip adaylaştırılan ve İzmir gibi Kuvayı Milliye’nin şehri, laikliğin, çağdaşlığın, demokrasinin kenti, kardeşliğin, barışın kenti, kadınların özgürce dolaşabildiği, insanların barış içinde yaşadığı bu güzel İzmir’imizin yönetimini hak etmeyen birine teslim ettiler. O da gitti AKP’ye teslim etti” dedi.
Yerel seçimler öncesi ön seçim isteklerini dile getirdiklerini belirterek sözlerini sürdüren Sertel, ön seçimle talepleriyle ilgili Özgür Özel ile görüşmelerine değinerek şöyle devam etti:
“‘Siz ön seçim sözü verdiniz. Bundan sonra bütün seçimlerde ön seçim yapacağız dediniz. Biz sizden adaylık istemiyoruz, sandığı koymanızı istiyoruz’ dedim. ‘Süre çok kısıtlı, önümüzdeki seçimlere bakalım’ dedi. Önümüzdeki maçlara bakalım der gibi. Ama biliyoruz ki bazı yerlerde ön seçim yapıldı. Örneğin Manisa’da Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ön seçimle seçildi. Özgür Özel, o seçilmesin diye Semih Balaban’ın karşısındaki adaya oy veren genel başkan olarak tarihe geçti. Ama demokrasi orada Semih Balaban’ı seçti. Şimdi kendi seçip atadıkları, belediye başkanı yaptıkları kişiye en ağır hakaretleri onlar yapıyorlar. Hakaret dilini kullanmıyoruz. Ama Cemil Tugay’a Özgür Özel ‘Hain oğlu hain’ diyor. Kendi hainliği noktasında söyleyebilir ama babasını karıştıramaz. Buna karşı çıkıyorum. ‘Sütü bozuk’ diyor. Sütü bozuk demek anneye yönelik bir hakarettir. Bunu kabul etmiyorum. Cemil Tugay’ın aldığı kararda anne ve babanın bir günahının olmadığını biliyorum. Ama Cemil Tugay’ın İzmir çukurunda bundan böyle huzur içinde gezebileceğinin ihtimalini hiç vermiyorum, hiç sanmıyorum.”
“O MAKAMDA OTURAMAZSINIZ”
Sertel, CHP’den ayrılan belediye başkanlarının görevlerinden de istifa etmeleri gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
“Bizler siyaset yaptık. Sizlerin oylarınızla milletvekili olduk. Cumhuriyet Halk Partisi ön seçim yaptı ve bizleri milletvekili olarak onurlandırdı. Yaşamımız boyunca bir işçinin çocuğunun, bir garibanın, bir memurun, parası pulu olmayan bir insanın milletvekili olmasında iki faktör vardır. Biri Cumhuriyet’tir, diğeri de Cumhuriyet Halk Partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi Mustafa Kemal Atatürk’ten bize emanettir. Bu emaneti sonuna kadar yüreğimizde hissederek taşıyacağız. Bizler siyaset yaparken paraya pula tamah etmedik. Kirli işlerin içerisinde asla adımız anılmadı. Yüzümüz ak ve sizin gözlerinize onurla ve gururla, sizi tanımaktan ve sizinle beraber yoldaş olmaktan duyduğum gururla bakıyorum. İnsanlar ölümlüdür. Bir gün gelir toprağa verilirler. Ama geride bıraktıkları çok önemlidir. Eskiden iki oğlum vardı ve onlara iyi bir isim bırakmak isterdim. Şimdi üç de torunum var. Onların dedesi olarak ‘Senin deden dönek değildi, aslan gibiydi. Siyaseti dürüst yaptı, namuslu yaptı’ dedirtmek için ben Cumhuriyet Halk Partisinin bir neferi olarak kalmaya hazırım, razıyım. Geride kalanlar, çocukları, torunları ‘Senin deden dönekti’ diye anılan insanlardan olmak dünyanın en kötü makamıdır. Bırakın koltukları, inin o koltuklardan. O koltuklar sizi yüceltmez yapmaz ama insanlıktan ve dürüstlükten asla vazgeçmeyin. Eğer kırıntısı kaldıysa, eğer dürüstlük ve namusluluk söz konusuysa ve birçok kez söylediyseniz, ‘Cumhuriyet Halk Partisinden istifa eden belediye başkanlığından da istifa eder’ dediyseniz, ‘Beni karım, annem affetmez’ dediyseniz ve ‘Cumhuriyet Halk Partisinden asla ayrılmayacağım, bu milyonda bir ihtimal’ dedikten sonra ayrıldıysanız o makamı bırakmak zorundasınız. O makamda oturamazsınız. İzmir halkı oylarının hesabını her gördüğü yerde sizden sorar ve asla affetmez. Ama şunu bilsin İzmir halkı: Biz yeniden İzmir’de birlik içinde, beraberlik içerisinde laikliği, çağdaşlığı, o barış kenti İzmir’i, kardeşliği asla ve kat’a AKP’ye bırakmayacağız. Bir yol bulacağız, bir yol açacağız, birleşe birleşe kazanacağız.”
ÇAM: GİDECEKSEN BİR SOL PARTİYE GİT
26.Dönem CHP İzmir Milletvekili Musa Çam da İzmir’de 1973’ten bu yana seçilmiş CHP’li, SHP’li hiç bir belediye başkanın baba ocağını terk ederek başka bir partiye gitmediğini belirterek “İlk kez Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı seçilmiş, halkın oyuyla seçilmiş ve Cumhuriyet Halk Partisine oy vermiş insanların oylarını alarak belediye başkanı seçilmiş bir zat bu partiyi terk ederek gitti, düne kadar hakaret ettiği, küfür ettiği bir siyasi partiye ‘Teslim oldum’ dedi. Gideceksen bir sol partiye git, TİP’e git, TKP’ye git, oraya git, sola git. AKP’ye gidiyorsun ve hangi yüzle bu ocağı terk ediyorsun?” dedi.
“BÖLÜNMÜŞLÜK VE PARÇALANMIŞLIĞIN SONUCUNDA AKP TÜRKİYE’NİN BAŞINA BELA OLDU”
Çam, konuşmasının devamında 1994 yılında partisinin üçe bölünmesine değinerek “1994’te üçe bölündük. SHP, CHP, DSP. Üçe bölündük. Üçe bölündük. İstanbul’da 1994’te SHP’nin adayı Zülfü Livaneli, CHP’nin adayı Ertuğrul Günay, DSP’nin adayı eski Bayrampaşa Belediye Başkanı. Üçe bölündük. Yüzde 25’le Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’a seçildi. Geldi Türkiye’nin başına bela oldu. Ankara’da SHP’nin adayı Prof. Dr. Korel Göymen, CHP’nin adayı Ankara’da Ali Dinçer, DSP’nin adayını bilmiyorum. 6 bin oyla Melih Gökçek seçildi, geldi ve 25 yıl Ankara’yı alamadık. O nedenle bölünmüşlük ve parçalanmışlığın sonucunda AKP 1994’te geldi ve Türkiye’nin başına bela oldu. Bizim bu önümüzdeki süreci çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ‘Benim iki büyük eserim var. Biri Türkiye Cumhuriyeti Devleti, biri de Cumhuriyet Halk Partisi. İkisine sonsuza kadar bağlıyım’ demiş ve bize emanet etmiş. O emanete sahip çıkmak, o emaneti güçlendirmek, korumak, iktidar yapmak hepimizin namus borcu, onur borcudur” diye konuştu.




